Reklam

Bu millete sözü de, bu millette yeri de olmayanlara…

1

Dün 100’üncü yılını kutladığımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle sosyal medyada karşıt görüşlüler yine birbirine girdi. Milletin iradesinin temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100’üncü yılı olan günün önemini hala anlamamış olanlar var. Bu hem garip hem de üzücü. Üzücü olmasının sebebi, insanların bir gruba yaranmak, bir çıkar elde etmek ya da sadece cahilliğinden dolayı milli değerleri ayaklar altına almaları.

Dün sosyal medyada Atatürk’e İngiliz işbirlikçisi diyenler, polis konvoyundan çalınan siren ve marşlardan rahatsız olanlar, Anıtkabir’e giden devlet heyetini eleştirenler, Osmanlı ile Türkiye Cumhuriyetini yarıştıranlar, Atatürk’le Abdülhamid’i karşı karşıya getirenlerin acaba kafalarının üstünden mermiler geçti mi? Acaba bunların yanı başında toplar patladı mı? Acaba bunların gözleri önünde aynı tastan çorba içtikleri arkadaşları şehit oldu mu? Acaba bunların anneleri namus korkusu yaşadı mı? Acaba bunlar tırnakları kanayana kadar siper kazdı mı? Acaba bunlar top sesleri altında bir milletin canının sorumluluğunu kendi yüreklerinde hissettiler mi? Acaba bunlar özgürlüğün sadece bir kelime olmadığının buhranını yaşadılar mı? Acaba bunlar düşman çizmesinin izini evindeki halıda görüp de insan şerefinin nasıl incindiğini hissettiler mi?

Reklam

Hayır. Onlar bu saydıklarımın hiç birini bilmediler, hissetmediler, yaşamadılar, okumadılar. Onların yaptığı tek şey, günümüzde yapılması en kolay iş olan milliyetçi, ideolojik ve dindar görünmektir. Tarafı olmaksızın, her kesimden, her ideolojiden, her siyasi parti ve düşünceden insanın kolaylıkla yaptığı bir iştir bu. Sosyal medyadan, eş dost arasında, birazcık tecrübe ve makam mevki sahibi ise gazete ve televizyonlardan konuşup, yazıp, kendi gibi düşünen insanlar için kendi gibi düşünmeyen insanlara atar tutarlar. Bunların kimi hakikaten büyük makamlara sahiptir. Akademisyeni vardır, siyasetçisi vardır, iş adamı vardır, gazetecisi vardır, müdürü, milletvekili bile vardır ama insanlık ve tahsil bakımından çok eksiktirler.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, yani şunun şurasında 100 yıllık bir tarihte en dikkat çekilen ve üzerinde durulan ama geleceğe hiç faydası olamayan bir şey varsa işte bunların yaptığı polemik hokkabazlığıdır. Neredeyse 10 yılda bir yenisi ortaya çıkıp, milleti, düşünce, inanç ve milli değerleri üzerinden birbirine kırdırarak, milletin birliği ve beraberliğinin önündeki en büyük taş olan, sözleriyle, yazıp çizdikleriyle, her türlü faaliyetleriyle en az FETÖ kadar, PKK kadar tehlikeli olan bunlar, ne tarihten ne de insanlıktan nasibini almamış olanlardır.

Diğer haberler

Kibir ve inkar

Atatürk’ten, marşlardan, polis sireninden, Meclis’ten, Cumhuriyetten rahatsız olanlar, daha da önemlisi, tarihini kabullenememiş olan bu insanlar zaten ne bu millettendir, ne de bu ocaktan. Kişisel tarihi çamur olanın bu millete ne söyleyecek sözü olabilir, ne de bu millette bir yeri.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

1 yorum
  1. Kevser Durgun akan diyor

    Kirli sandıkları tarih bir gün onlara ne kadar temiz olduğunu gösterir;fakat kişisel çamurları o bedende bakidir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi