Reklam

Eğitim-öğretimin ikinci döneminde iyi kitap okumak…

0

Kitap; insana, hem kafasını hem de kalbini kullanmasını öğreten en birinci araç. Kitap; bitmez ve tükenmez bir ihtiyaç. Kitap; tarih boyunca insanlığın ilk başvurduğu kaynak… Kitap; insana, yemesini de öğretir içmesini de. Bir meslek sahibi olması için yolda gösterir, yaşamın ince ayrıntılarını da…

Kitaplar hayatımızda ekmek ve su kadar önemli bir yerdeyken, ne yazık ki ülkemizdeki okuma oranları pek düşük. Fakat ülkemizin okuma oranlarının düşüklüğü son yılların değil, yüzyılların meselesidir. Bu meselenin nedenleri arasında zannımca ne matbaaya geç kavuşmak vardır, ne kitap fiyatları, nede tek başına teknolojinin olumsuz yanları. Kültür ve coğrafyanın kader olup olmamasını da katamayız bu nedenlerin arasına, okul ve okullu sayısı ya da kütüphane sayısının azlığını da.

Kitap okumak bir görgü ve şevk meselesidir. Bütün bu okuma oranlarının azlığı, görgü ve şevk eksikliğinden kaynaklanır.

Görgü eksikliği; öğrenmeyi öğrenmemek, öğrenmenin anlamını ve derinlemesine ne işe yaradığını bilmemektir.

Diğer haberler

Kibir ve inkar

Şevk eksikliği; merak etmemek ve bilginin tadını tatmamış olmanın getirdiği hiçliğin içinde öylesine ömür geçirmek demektir.

Oysaki görgü ve şevki olan, bilmenin, öğrenmenin ne işe yaradığını bilen, bunların tadını alan insanlar kitapsız ömür geçirmeyi bırakın, gün dahi geçiremezler.

O halde ne yapmalı? Yeni yetişen nesillere görgü ve şevki aşılamalı, onlara, bunların verdiği tadı tattırmalıyız. Bunun için en büyük görev öğretmenlere ve ebeveynlere düşüyor. Anne babalar ve öğretmenler, nesillerin kitap ile boy vereceği, yeşereceği, çiçek açacağı bilincinde olmalı ve emek vermelidirler. Bunun için güzel bir zaman dilimindeyiz. 2019 – 2020 eğitim öğretim yılının yarıyıl tatili bitti ve bugün 3 Ocak itibariyle okullar yeni ikinci eğitim dönemine başladı. Bu dönemi doğru değerlendirmeli, çocuklarımıza görgü ve şevki kazandırabilmek için bir yol haritası çizmeliyiz.

Yol Haritasının İlk Durağı

Okumayan çocuk ya hiç okumamıştır ya da iyi kitap okumamıştır. Kitabın iyisi kötüsü olur mu demeyin sakın, olur. Bu nedenle okuma oranını yükseltmek ve gerçekten iyi nesillerin yetişmesini sağlamanın en birinci koşulunun iyi kitap okumaktan geçtiği bilmeliyiz.

Peki nasıl mı bileceğiz kitabın iyisini kötüsünü? Burada da yönlendirme giriyor devreye. Bilenler bilmeyenleri yönlendirecek, iyi kitaplar okunacak, iyi kitap okumanın tadını alan kişi, kötü kitaba denk geldiğinde onu ayırt edebilecek.

Reklam

O halde ilk yönlendirmeyi yapalım:

1- Grigory Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı, iyi kitap okumak için bir başlangıç olabilir. Kitap, Finlandiya’nın, zor koşullar altında nasıl geri kalmışlığın üstesinden gelip, dünyanın en iyi eğitim ve kaliteli insan üretmenin modelini ortaya koyuyor.

2- Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil’in Gençlerle Başbaşa kitabı, gençliğin ne büyük nimet olduğunu, kendi tecrübelerini örnek göstererek anlatmasını konu alıyor.

3- İsmail Habib Sevük’ün Atatürk’le Beraber isimli kitabı, Cumhuriyetin ilk yıllarında hiç bilinmeyen ayrıntıları anlatması ve Atatürk’ün gençlere olan inancını anlamamıza yardımcı olacaktır. Türk tarihini ve Türk insanını İsmail Habib’in kaleminden okumak mana dünyamıza büyük katkı sunacak ve okumaya olan güveni yeniden telafi edecektir.

4- Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları isimli kitabı, son yıllarda hiç değer görmeyen şiirin, Anadolu insanıyla nasıl buluştuğunun resmini çizecek, okuyucuda merak ve bilinç uyandıracaktır. Nazım Hikmet’in kalemi, kelimelerin sanıldığı kadar haybeden söylenmediği, bol keseden yazılmadığını düşündürecektir.

5- George Orwell’in 1984 isimli kitabı, insanın duyguya ne çok ihtiyaç duyduğunu, baskılar altında kaldıkça bireyci ve makineleşerek insani vasıflardan uzaklaştığını konu alıyor. Kitap, oyucunun bilinç dünyasını canlandıracak, yaşadığı ve gelecek zamanın mukayesesini yapmasına yardımcı olacaktır.

6- Yaşar Kemal’in Nuh’un Gemisi isimli kitabı ise, Anadolu’da gezdiği birçok şehirle ilgili yazdığı röportajlarını barındırıyor. Nuh’un Gemisi, edebiyatla coğrafyanın nasıl harmanlandığını göstermesi açısından uğranması gereken kuşkusuz ilk duraklardan biridir.

7- Stefan Zweig’in Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı, insan ilişkilerinin ne kadar ince detaylara sahip olduğunu, bazen bilmeden ve istemeden de olsa insanlara ne büyük kötülükler yapabileceğimizi anlatıyor. Bu kitap, insanların duygularını anlamak adına herkesin okuması gerekenler listelisinde mutlaka olmalı.

8- Richard Bach’ın Martı Jonathan Livingston isimli kitabı, başlı başına bir direnişin ve emeğin nasıl galip geldiğini konu alıyor. Genç nesillerin umut arayışında, ellerini uzatıp tutacakları kısa ama dopdolu bir eserdir Martı Jonathan Livingston.

Eğitim-öğretimin ikinci döneminde ara tatile kadar yaklaşık sekiz hafta var. Bu sekiz haftayı sekiz iyi kitapla değerlendirmek için bu önerileriler de bulunuyorum. Tüm anne, baba ve öğretmenlere, kitabın zihin ve kalpler için şifa olduğuna inanan herkese duyurulur.

Yeni ve iyi kitaplarda buluşmak dileğiyle…

 

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi