Reklam

Eleştiri değil tespit: Devlet ciddiyeti yok

1

“Ülke olarak zor bir süreçten geçerken siyaset yapmanın sırası mı”, diyorlar. “Korona virüs salgını varken muhalefet etmenin zamanı mı hiç”, diyorlar. “Eleştir eleştir nereye kadar”, diyorlar. “Hükümetin kararlarını şimdi mi tartışacağız”, diyorlar. “Zaten hükümet ne yapma eleştiriyorsunuz”, diyorlar.

İçişleri Bakanlığı, daha önce yayınladığı bir genelgeyle akşam saat 21.00’dan itibaren bakkal, market ve süpermarketlerin kapatılacağına karar vermişti. Bu karar, korona virüsle mücadele kapsamında alınmıştı!

Aynı İçişleri Bakanlığı dün gece, bakkal, market ve süpermarketlerin kapalı olduğu saat 22.15’de, 31 şehirde, 2 gün süreyle sokağa çıkma yasağı ilan etti. Sokağa çıkmanın 2 gün boyunca yasaklandığını duyan vatandaş ise açık bulduğu tekel bayilere, fırınlara akın etti.

Reklam

Haftalardır sosyal mesafeye dikkat edelim, maske kullanalım, kalabalıklardan uzak duralım diyerek insanların sağlığı için yapılan bunca çaba bir anda hiç oldu. Çünkü insanlar, sokağa çıkma yasağı iki gün bile olsa, fırınlara, tekel bayilere ya da açık bulduğu bakkal ve marketlere koşarak, makarna, su, ekmek, sigara hatta alkol almak için bile uzun kuyruklar oluşturdular. Bu kuyruklar, sosyal mesafe kurallarına uyulmayan uzun kuyruklardı. Bazı yerlerde insanlar arasında kavgalar dahi yaşandı.

Diğer haberler

Kibir ve inkar

Nedendir bilmiyorum: Korona virüs salgınıyla ilgili alınan kararlar ya da yapılan açıklamalar ansızın ve hep gece yarılarına denk gelir oldu. Sanki vatandaştan bir şeyler gizlenir gibi, saklanır gibi… Alınan bu sokağa çıkma yasağı neden gün içinde açıklanmaz da, zaten diken üstünde, huzursuz, ruh sağlığı hiçte yerinde olmayan, panik içinde yaşayan bu topluma böyle, ansızın, gece yarısı açıklanır? Niye bu kararın açıklanmasıyla birlikte insanların ihtiyaçlarını gidermek için alışveriş yapacağı aklına gelmez kimsenin? Niye taksit taksit oyun oynar gibi kararlar alınır?

Haftalardır verilen emeğin bir anda çöp olduğunu gördük dün gece. Haftalardır evlerinde kalan, sosyal mesafeye uyan, maske takarak hem kendini hem de bir başkasını tehlikeye atmayan(!) insanlar, alınan kararı duyar duymaz sokakları doldurdu, alışveriş yapabileceği neresi varsa oraya koştu. Artık küçüğünden büyüğüne, gencinden yaşlısına, erkeğinden kadınına herkesin düzenini altüst eden ve psikolojisini bozacak seviyeye gelen bu salgınla mücadele ederken, sanki kimse duymasın diye alınmış bir sokağa çıkma yasağı bu.

Maksat eleştirmek değil, maksat hükümetin yaptıklarını yermek değil, maksat muhalefet etmekte değil, maksat biraz da olsa toplum sağlığının yerle bir edilmemesi, maksat aklın ve sağduyunun ayaklar altına alınmaması. Ancak, ne kadar söylenirse söylensin, ne kadar anlatılırsa anlatılsın, yok, yok, yok. Devlet ciddiyeti yok. Ciddiyeti olmayan bir devlet yönetiminden de ancak böylesi bir karar, böylesi bir ciddiyetsizlikle alınırdı. Bu eleştiri değildir, tespittir, tespit.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

1 yorum
  1. Kevser Durgun akan diyor

    Bir tespitle size katılmak istiyorum :Öncelikle kriz anlarında yaşanan her durumu çift taraflı düşünmek gerekir. Kabul edelim biz tüketmeye alıştık, alıştıkça da manevi olarak eksildik. Rızkı veren Hüdadır teslimiyetini taşımıyoruz. İkincisi sanırım bizim acilen kendimizi devlet bazında kendimizi güvende hissetmeye ihtiyacımız var. Sosyal bir devlet bilincini taşıdığımıza inancımız sıfır. Eğer güven duysaydık sokaklara akın etmezdik. Nasılsa devletimiz bir yolunu bulur derdik. Velhasıl ne Allah Rezzak’tır darda bırakmaz inancı kaldı ne de devletimiz bizi mağdur etmez sosyal devlet güvenimiz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi