Reklam

Erdoğan: Bu ülkede FETÖ meselesinin çok uzun ve derin sosyal, siyasi, kültürel kökleri olduğunu bilmeyen kimse yoktur.

0

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, FETÖ’nün siyasi ayağı tartışmalarına değinerek, “Maalesef aynı tartışmanın hala sürdürülmeye çalışıldığını görüyoruz. Bu ülkede FETÖ meselesinin çok uzun ve derin sosyal, siyasi, kültürel kökleri olduğunu bilmeyen kimse yoktur. AK Parti’den önce olduğu gibi AK Parti döneminde de Türkiye bu süreci yaşamıştır.” diye konuştu.


Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

-FETÖ’cü danışmanlar Bay Kemal’in yanında. Akıl hocaları onlar. Sadece onlar değil, İP’in de danışmanlarında yine onlar var. Tam bir istila hareketi. Arkadaki gerçek oyunun ortaya çıkmaması için kurulan bu tezgahın yıllarca başarıyla yürütüldüğünü teslim etmemiz gerekir. Kasım Gülek’ten Ecevit’e kadar, namlı CHP’lilerden 12 Eylül ve 28 Şubat darbecilerine kadar herkes bu oyunda üzerine düşen rolü oynamış, FETÖ’ye figüranlık yapmışlardır. Bu oyunun son perdesinin başrolü de Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmiştir.

– Bir tek kişi FETÖ’nün özel ilgisine, himayesine, korumasına mazhar olmuştur; o da Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

-Kılıçdaroğlu ve CHP ekibiyle kimi eski askerlerin koçbaşılığını yaptığı bu oyun, geçmişte darbecilerin ve cuntacıların milli iradeyi ipotek altına alma yöntemlerinin bir başka versiyonudur. TBMM’den çıkan her kanun, her karar, beğensen de beğenmesen de katılsan da katılmasan da tüm Meclisin, tüm milletvekillerinin namusudur; buna saygı duyacaksın. Kılıçdaroğlu ve avanesi milli iradeye saldırarak kendi namuslarını ayaklar altına almaktadır.

– Tespit ettiğimiz her yerde ve her durumda örgütün tepesine bine bine muvazenelerini bozduk. Mücadelenin nispeten yavaş yürümesinin sebebi, her işimizi hukuka uygun yapmamızdan kaynaklanıyor. Bunların bir kısmı Amerika’da, bir kısmı Almanya’da, Belçika’da, Fransa’da, Afrika’nın değişik ülkelerinde. Her yere serpilmişler. Kendi ifadesiyle ‘Dünyanın 160 ülkesinde varız.’ diyor. FETÖ kendisi söylüyor. Böyle bir çalışma, böyle bir adım, böyle bir serpilme olayı. Biz 160 ülke bunları kovalıyoruz ve 160 ülkeden ulaştığımız bütün liderlere ‘Bunları bize verin.’ diyoruz. Birçoğunu da aldık, alıyoruz. En son Pakistan’dakileri de aldık, orayı da elhamdülillah temizledik.

– Hala ’15 Temmuz neydi, ne değildi.’ tartışması yapan, hala 15 Temmuz’u anlayamamış gibi davranan zihniyet, bizzat bu işin parçasıdır. Bylock listelerinin, HTS kayıtlarının, darbe gecesi görüntüleri ve görüşmelerinin yargının elinde olduğunu bildikleri halde sırf kafa karıştırmak için bunları dile getirenler de bizzat işin parçasıdır. Halbuki hukukta bu işlerin nasıl olacağını en iyi onlar bilir. Bu gerçekleri görmek için göz, duymak için kulak, ikrar edebilmek için dil, hakkı teslim etmek için de temiz bir kalp gerekir. Rabb’im bu nimetlerini de maalesef herkese bahşetmiyor. Biz kimin ne dediğine bakmadan bu kervanı yürütecek, FETÖ ile mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz. FETÖ’nün eline tutuşturduğu malzemelerle bizim karşımıza çıkanların ömürleri, çakmak taşının çıngısının ışığı kadar olur. Allah’ın yardımı, milletimizin desteğiyle bu dava, bu mücadele ilelebet sürecektir.

– Bu, bir hafıza tazelemesi. Gezi olayları aslında tıpkı askeri darbeler, tıpkı muhtıralar, tıpkı terör örgütlerinin saldırıları, tıpkı FETÖ’nün 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri gibi devleti ve milleti hedef alan alçak bir saldırıdır. Bay Kemal, zannediyorum dünkü konuşmasıydı, ‘aydınlık gençler’ diye vasıflandırıyor. Bunlar başta şahsı olmak üzere aldatılmış gençler. Bu aldatılmış gençlere orada ‘çevreci’ sıfatı verilmek suretiyle, bu ülkede milyonlarca ağaç ve fidan diken bir iktidara ‘ağaç sökme’ yaftası yapıştıranlara ben sadece lanet okurum.

Reklam

– 12 tane ağaç bir yerden kaldırılıp bir başka yere taşınacak ve PKK terör örgütünün oyuncağı durumunda olan bir kişi, orada gelip yapacağı bir artistik şovla, maalesef gençlerin de oraya toplanması suretiyle bir süreç başlatılacak. Çağrıyı Bay Kemal yapıyor, orada avanesini topluyorlar. Yaklaşık 3 ay boyunca, İstanbul başta olmak üzere kimi büyükşehirlerimizin meydanlarının, sokaklarının işgal edildiği; yakılıp yıkıldığı bu hadisenin en küçük bir masum tarafı yoktur. Sadece Gezi olaylarının şu özet bilançosu dahi, sergilenen Vandallığın boyutlarını göstermeye kafidir.

– Kimin ne olduğunu bilmeniz açısından bu çok önemli, bunlar, masum bir ayaklanma hadisesi değildir. Bunlar, ciddi manada perde arkasında Soros türü, bazı ülkeleri ayaklandırmak suretiyle oraları karıştıran tipler vardır. Onun da Türkiye ayağı, malum içerdeydi. Bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar. Onlarla beraber başkaları da bu işin içerisinde.

– Ne yazık ki işgale yeltenmek suretiyle çatılara tırmanmaya kalkmışlar. Dozerlerle bütün Dolmabahçe’deki ofisimizin önü Bezmialem Valide Sultan Cami’nden Beşiktaş’a doğru oralarda kanallar açılmıştır. Tıpkı güneydoğudaki kanal açan teröristler gibi bunlar da aynısını İstanbul’un göbeğinde Bezmialem Valide Sultan Cami’nden Beşiktaş istikametinde, orada yapmışlardır. Ne var orada? Orada Başbakanlık ofisimiz, Dolmabahçe Sarayı ve onun bitişiğinde de bizim ofisimiz. Biz de orada çalışıyoruz. Bunlar yapıldı. Kim bunlar; ‘aydınlık gençler.’ Sevsinler senin aydınlık gençlerini. Bunlar, tamamıyla sayenizde aldatılmış gençler. Siz değil misiniz, bu ülkede yıllarca terörist olarak tescil edilmiş olanların posterlerini Atatürk Kültür Merkezi’nin duvarlarına asanlar? Hani Atatürkçüydünüz? Adı Atatürk Kültür Merkezi olan AKM’nin Taksim’e bakan cephesinde bu posterleri görmedik mi? Bu teröristlerin posterlerini oraya kimler astı? Taksim Meydanı’ndaki anıta bu posterleri kimler astı? Bay Kemal, işte senin takımın bunları yaptı. Eğer sizin aydınlanmış gençleriniz bunlarsa, yandık. Bizim aldatılmış gençlere ihtiyacımız yok. Bizim bu vatan için feda-i can edecek gençlere ihtiyacımız var.

– Bu süreçte Taksim Meydanı’nda boy gösterenlere baktığımızda işin gerisinde kimlerin olduğu, hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde anlaşılmaktadır. Her kim Gezi olaylarını masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa ya gafildir ya da taammüden bu ülkenin ve milletin düşmanıdır.

– Sadece sınır güvenliğimiz değil, aynı zamanda 83 milyon vatandaşımızın her birinin evinde huzurla uyuyabilmesi bakımından kritik öneme sahip Suriye’de destansı bir mücadele yürütüyoruz. Harekat bölgelerimize yönelik tacizlere en sert şekilde cevap veriyoruz. Şayet bu bölgelerde muhatap ülkeler, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını karşılayamazsa, kendi başımızın çaresine bakmak zorunda kalacağımızı, her fırsatta açıkça kendilerine söyledik, söylüyoruz. İdlib’de rejimin saldırganlığını sona erdirip, Soçi Muhtırası sınırlarına çekilmesi için son günlere giriyoruz. Artık son ikazlarımızı yapıyoruz.

– Her ne kadar görüşmeler devam edecek olsa da masada bizim istediğimiz yerin çok uzağında olunduğu bir gerçektir. Türkiye, İdlib konusunda kendi harekat planlarını uygulamak üzere her türlü hazırlığını yapmıştır. Her operasyonda olduğu gibi bu konuda da ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyoruz. İdlib Harekatı, bir an meselesidir. Ülkemizin bu konudaki kararlılığını hala anlamamış olan rejime ve onu cesaretlendirenlere İdlib’i bırakmayacağız.

– Akdeniz’de Libya ile yaptığımız anlaşmanın ardından ülkemiz lehine değişen dengeleri giderek güçlendiriyoruz. AB’nin, Libya ile ilgili olarak herhangi bir karar alma yetkisi yoktur. AB durumdan vazife çıkarmanın gayreti içindedir. Oradan da kendine bir vazife çıkarıyor. Neye göre? Bu yetkiyi nereden alıyorsun? Böyle bir yetkin yok. Ne kara ne deniz. Türkiye’nin konumu farklı. Bu konuda sergilediğimiz kararlı duruş sayesinde Akdeniz’de ilan ettiğimiz statü, Yunanistan başta olmak üzere konuya müdahil ülkeler tarafından yavaş yavaş kabullenilmeye başlamıştır.

– Merkez Bankası, yüzde 24’e kadar çıkan politika faizini, yüzde 11,25 seviyesine kadar indirdi. Bu, Ağustos 2018’in bile gerisinde bir seviyedir. Bir dönem yüzde 40’ların telaffuz edildiği piyasa faizleri bugün yüzde 8-10 civarında. Piyasa faizleri bakımından Mayıs 2013 yani Gezi olayları dönemi seviyesinin dahi gerisine ulaşmış durumdayız. Ey Geziciler, bunu iyi öğrenin.

– Kimsenin bu milletin hafızasını karıştırmaya hakkı yok. Bugün konuşmamda gerekenleri söyledim. Bunlar hain. Böyle bir hava hissediyor musunuz? Böyle bir şey var mı? Herkes huzur içerisinde geziyor, tozuyor, yiyor, içiyor, her şey yerinde. Herhalde bunlar pek yiyip içemiyor, gezip tozamıyor. Bunları yapamadığı için de herhalde darbenin nal sesleri geliyor bunlara? Bizim böyle bir derdimiz yok. Bu ülke 15 Temmuz’u yaşadı. 15 Temmuz’u yaşatanlara da gereken cevabı benim milletim verdi. Bundan sonra böyle bir şeyde bunlar, bunun katbekat fazlasıyla bedelini öderler. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunun bir defa adını bile anmak bize haramdır.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi