Reklam

Eski İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi Müslim Sarı: “İş Bankası hisseleri Erdoğan’ın politik meselesidir.”

0

Eski İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi ve CHP Parti Meclisi üyesi Müslim Sarı, CHP’nin İş Bankası hisseleri tartışmaları konusunda, “Hukuki olarak çoktan çözülmüş olan bu mesele artık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendi politik meselesidir. Mevcut hukuka göre hisselerinin devri imkânsızdır” diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İş Bankası hisselerini gündeme getirerek CHP üzerinden olumsuz bir algı yaratmaya çalıştığını belirten Sarı, “İktidar CHP üzerine bir algı yapıştırmak istiyor. ‘CHP bu işi savunamıyor, Atatürk’ün hisselerine bile sahip çıkamıyor’ algısı yaratılmaya çalışılıyor. Bu konunun diğer bir boyutu da, bir türlü doymak bilmeyen iktidarın dünyanın en önemli bankalarından olan İş Bankası’nı ‘benim kontrolümde olacak’ anlayışıyla ele geçirmek istemesidir.” dedi.

Erdoğan’ın politik meselesidir

CHP’li Sarı, konunun çoktan hukuki olarak çözüldüğünü aktararak, “Bundan sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendi politik meselesidir. Türkiye’deki bütün hukuki süreç tüketilmiş olmasına rağmen iktidarın bu meseleyi defalarca gündeme getirmesi ‘hukuku tanımıyorum’ demektir. Türkiye’de işleyen bir hukuk varsa buradan bir sonuç çıkmayacaktır. Mevcut hukuka göre hisselerinin devri imkânsızdır” ifadelerini kulandı.

Reklam

Sarı, “Recep Tayyip Erdoğan’ı uyarıyorum: İş Bankası hisselerinin devri fikrinden vazgeçiniz, bunu yapamazsınız! Hukuki, ekonomik ve siyasi olarak mümkün değildir.” diye konuşarak şunları söyledi:

“İş Bankası’nın hisse devrinin gündeme getirilmesi tamamen politik bir meseledir. Erdoğan, bu konuyu gündeme getirerek 3 amaç güdüyor. Birincisi, CHP’yi zor duruma düşürmek, Atatürk hisselerine, vesayetine sahip çıkamayan bir CHP algısı yaratmak. İkincisi ‘tek adam’ zihniyetinin uzantısı olarak Türkiye’deki bütün kurum ve kuruluşları dostlarına peşkeş çeken anlayışın içine İş Bankası’nı da katmak. İş Bankası’nın 4 yönetim kurulu üyesini de ben atamak istiyorum demek istemektedir. Üçüncüsü, bu ekonomik bir meseledir. Hazine’nin içi boşalmıştır, kaynağa ihtiyacı vardır. Türkiye’nin en büyük özel bankası olan İş Bankası’nı da Varlık Fonu’na devretmek suretiyle onu da bir kamu bankası gibi kullanmak isteyecek bir bakış açısını bize yedirmek istemektedir.”

Fon akışına engel olabilir

İş Bankası’nın Hazine’ye devri konusunda adım atılmasını “hukuk tanımazlık” olarak değerlendiren Sarı, İş Bankası’nın yabancı ortaklı olduğunu belirterek, meselenin uluslararası boyutu olduğuna vurgu yaptı. Sarı, “Böyle bir uygulama ve bu şekilde bir bakış açısı, orta vadede Türkiye’ye ciddi miktarda fon akışına engel olacaktır. Kimse sermayeyi kediye yüklemek istemez. O yüzden bir ekonomist olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı uyarıyorum. Bundan bir an önce vazgeçiniz, bu yapılamaz ama ondan öte Türkiye’ye orta ve uzun vadede zararları olacaktır.” dedi.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi