Reklam

Fikret Bila’dan yılın ilk sorusu: Türkiye nerede?

0

Usta gazeteci Fikret Bila, t24’deki köşesinde devlet kurumlarının geleneklerinin terk edildiğini ve kurumlara güvenilmediğini yazdı. Bila, yılın ilk yazısında, 21’nci yüzyılda Türkiye’nin çok büyük alt üstler yaşadığını belirterek, yol aldığı istikametin aksi bir yönde olduğunu ifade etti.


Fikret Bila’nın yazısında ki kısım şu şekilde:

Bugün gelenekleri ve eğitim kurumları terk edilmiş bir TSK her şeye rağmen verilen görevleri başarıyla yerine getirebiliyor ancak, yargısına, ÖSYM’sine, Yüksek Seçim Kurulu’na, medyasına, okullarına güvenilmeyen ve bu yolda hızla ilerleyen bir Türkiye görünümü hakim olmuş durumda.

2020 yılı bugün başladı.

21. yüzyılın beşte birini geride bıraktık. Bu süre ilk iki yılını saymazsanız AK Parti iktidarında geçti.

Türkiye bu dönemde çok büyük alt üst oluşlar, büyük yalpalamalar, anayasal sistem dahil büyük değişikler yaşadı.
21. yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna yaklaştığımız bugünlerde Türkiye’nin dünyadaki yerine ve tutturduğu yola bakalım…

Türkiye nerede?

Reklam

Kurucu lider Mustafa Kemal Atatürk’ün, gençliğe emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti için gösterdiği hedef çağdaş uygarlığa ulaşmak ve onu aşmaktı.
Türkiye bu amaca ulaşmak için de demokratik, laik, insan haklarının ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir yapıya sahip kalkınmayı ve refahı yakalamış çağdaş devletler topluluğu içinde yer almalıydı. Bu nedenledir ki, Atatürk ve arkadaşları, savaştıkları batı ülkeleriyle barış masasına oturup zorlu bir diplomasiyle Türkiye’yi çağdaş demokratik ülkelerin üyesi olduğu ekonomik, hukuki, siyasi ve askeri ittifaklar içine soktular.

Padişahlığa, halifeliğe dönmedikleri gibi sosyalist bloka da dahil olmadılar ve batı tipi demokrasiyi hedeflediler. Türkiye bu yolda ağır aksak da olsa, düşe kalka da olsa bir mesafe kat etmişti.

Bugün Türkiye’nin dünyadaki yerine baktığımızda bu hedeften çok uzakta bir yerde olduğunu gördüğümüz gibi aksi istikamette yol aldığını da gözlemliyoruz.

AK Parti, iktidarının ilk döneminde hedeflediği Avrupa Birliği üyeliği ve değerlerini çoktan terk etti. Kağıt üstünde bu hedef dursa da demokratik ve ekonomik gelişmişlik ölçüleri artık ne Maastricht kriterlerine ne de Kopenhag kriterlerine uyuyor.

Türkiye, ekonomisi ABD Başkanı Trump’ın bir tweet’i ile alt üst olabilen, ABD ve AB ülkeleri ile ilişkileri bozuk, bölgesinde laik ve demokratik değil din esaslarına dayalı iktidarlar yaratmak isteyen siyasal İslam’ın peşine düşmüş ve bu nedenle yalnızlaşmış bir yerde duruyor.

Bu yer Atatürk’ün gösterdiği, Türkiye’nin olması gereken yer değil.

Yazının devamı için tıklayın.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi