Reklam

İnsanlarla birlikte devletin de gerçek yüzü çıkarsa ortaya…

0

Reisi Cumhurumuz tutturmuş üretime devam edeceğiz, fabrikaları kapatmayacağız diye. Reis öyle söylerde ondan medet umanlar susar mı hiç, onlarda başlamış fabrikalar kapatılmayacak, üretim devam edecek diye borazanlık etmeye. Olacak şey mi bu? Akıllarında ki şu: Batı ülkeleri korona virüs salgını nedeniyle üretimi durdurdular, Türkiye bu krizi fırsata çevirirse, üretime devam ederse, hem iç kamuoyunda AK Parti ve Erdoğan için olumlu yönde büyük bir algı oluşur, hem de ürettiğimizi satarak elimize sıcak para geçer. Bu kurnazca düşünce kısa vadede elbette iyi olabilir. Ancak üretime ara verip en azından iki haftalık ciddi bir karantina uygulamazsak, salgının önüne geçemez, salgının şu anki tablosunun katbekat fazlasıyla karşı karşıya gelebiliriz. Eğer öyle olursa, haftalar sonra değil fabrikalarda üretim yapacak işçi, fabrikaları işleten sermayeyi bile bulamaz oluruz. Bu nedenle kısa vadede bir kurnazlık yapmaktansa uzun vade için akıllılık yapmak ülke adına en sağlıklısı olur.

Bir başka demeç ise şu: Sokağa çıkma yasağı isteyenler, fabrikalar üretimi durdursun diyenler FETÖ’cüdür.

Velev ki öyle, velev ki sokağa çıkma yasağını isteyenler FETÖ’cü, velev ki üretim dursun diyenler FETÖ’cü, o zaman devletin işi ne? Devletin ve devlet adamlarının(!) tek işi kimin FETÖ’cü, kimin FETÖ’cü olmadığına karar vermek mi yoksa milletini FETÖ gibilere muhtaç etmemek mi, vatandaşının üretim dursa da durmasa da hiçbir eksiğini bırakmamak mı?

Reklam

Kaç gündür sürekli tekrar ediliyor: İki milyon aileye biner liralık destek yaptık, yok iki milyon aileye daha yapacağız, iki yetmez dört milyon aileye çıkardık da falan… Kim bu aileler? Bin liralık destek alan aileler neye göre seçiliyor. Şimdiye kadar kaç aileye verildi bu destekler? Bu rakam gerçekte kaç, iki milyon mu, dört milyon mu, altı milyon mu? İşten çıkartılanların sayısı kaç, işsizlik başvurusunda bulunan kaç kişi var? Bunlar bilinmeden neye göre kime göre destek yapılacak?

Diğer haberler

Kibir ve inkar

İktidar, muhalefet partileri, küçüklü büyüklü partilerin hepsi, sivil toplum kuruluşları, örgütler, hepsi birden, deyim yerindeyse birbirlerine atıp tutuyorlar. Sağdan gören koron virüsü CHP, HDP ya da İYİ Parti getirdi, soldan gören ise korona virüsü AK Parti veyahut MHP başımıza bela etti sanır. Sanki bu salgın tek birinin, tek bir grubun sorunuymuş gibi… Ya hu bu virüs sağcı solcu, inanan inanmayan, zengin fakir, şehirli köylü ayırt etmiyor. Bu virüsün gözü, inancı, dini, dili yok. Ya hep birden mücadele edeceğiz ya da kuru siyasete devam edip insanlarımızın birer birer yitip gitmesini seyredeceğiz.

Geçenlerde Fransız romancı Francesca Melandri’nin, korona virüs salgınıyla ilgili olarak duygularını paylaştığı ve The Guardian’da yayımlanan mektubunda, “Etrafınızdaki insanların gerçek doğası ortaya çıkacak. Hem kendinizden emin olacaksınız hem de şaşıracaksınız.” ifadeleri beni çok etkilemişti. Bütün dünya için böyle olabilir fakat Türkiye’de sadece insanların gerçek doğası değil, devletinde, devlet adamlarının da gerçek doğası ortaya çıkacak, ben hiç şaşırmayacağım, sizde şaşırmayın.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi