Reklam

Kadınlar günü

0

Bu yılın da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yeni bir ayıba imza attık. Daha doğrusu İstanbul Valiliği ve İstanbul Emniyeti attı o imzayı. Senede bir gün, o bir günde sadece birkaç saat, kadınların sokaklara çıkıp yürümesini, bağırmasını, çığlık atmasını, onlara adanmış bir günde dilediklerini yapmalarını kaldıramadık, izin vermedik. Koskoca İstanbul Valiliği yasaklar koyuyor, polisler biber gazı sıkıyor, saçlarından çekiyor, gözaltına alıyorlar kadınları.

Dün İstanbul’daki Feminist Gece Yürüyüşü’nü engellemek isteyenler neyi amaçlamış olabilir?

Üstelik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınlar günü için yaptığı konuşmasında söylediği, “Yaklaşık 1,5 asır önce, ABD’de yaşanan bir grev sırasında hayatını kaybeden kadın işçiler anısına 1977 yılında o günden bugüne başlatılan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları elbette önemlidir. Kadınların sorunlarına dikkat çekmeyi gaye edinen bugünün, günümüzdeki yaşanan krizler için de bir hassasiyet olmasını dilerdim.” sözlerini kimse işitmemiş olmalı ki, bugünün sorunlarına hassasiyet gösteren kadınlara müdahale edildi.

Yıllardır aynı gün, yıllardır aynı olay ve yıllardır aynı sonuçla karşı karşıya geliyoruz. 8 Mart günü kadınların İstanbul’da, Taksim meydanında, İstiklal caddesinde yürüyeceği önceki senenin 9 Mart’ından belli olduğu halde, nedense birileri çıkıp yasaklar koyuyor, engellemek istiyor. Halbuki kadınlara senede bir gün yürümelerine, çığlık atmalarına engel olunmasa, istedikleri güzergahtan istedikleri meydana gidip kendi günlerini kutlamalarına izin verilse, ne polisin canı sıkılır ne valiliğin ne bir başkasının. Hatta kadın polislere özellikle o gün için izin verilse ya da yürüyen kadınların arasına katılıp onlarında kendi kadınlar gününü diğer günlerden farklı yaşaması sağlansa…

Diğer haberler

Kibir ve inkar

Reklam

Ne acı… Silahsız ve tamamen kadınlıklarıyla sokağa çıkan kadınlara, aslında onların güvenliği için orada bulunması gereken polisler –ki aralarında kadın polislerde var- şiddetle karşılık veriyorlar.

Aradan birkaç gün geçtiğinde hiçbir şey olmamış gibi devam edilecek. Kadına şiddete hayır denecek. Polisten yani devletten medet umulacak. Ta ki bir sonraki 8 Mart’a kadar. En olması gereken günde müsamaha göstermeyen devlet, en zor durumda ne yapabilir ki kadınlara?

Kadının öldükten sonra değil, yaşarken değeri bilinir. Ölen kadının arkasından atılan nutuklar yerine, yaşayan kadına sevgi sözcükleri söylenir. Lafla kadınlara sus payı yerine, icraat ile haklar verilir.

Bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlar, bütün erkekliğimle ellerinden öperim.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi