Reklam

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Sana Maşa Görevi Verdiler Farkında Bile Olmadın”

0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Bizim Türkiye’miz hiç bir emperyal gücün karşısında diz çökmeyecektir. Ve bizim Türkiye’miz hiçbir emperyal gücün maşası olmayacaktır. Bizim Türkiye’miz 21’nci yüzyılın en büyük ülkesi olacaktır. Buna yürekten inanıyorum.

“Yasakçı Zihniyete Karşıyız”

Kadınlar, bu ülkenin kadınları, dünyanın kadınları, hep beraber siz 8 Mart’ı kutluyorsunuz. 8 Mart’ın geçmişindeki acı olayı biliyorsunuz. Kadın kırsalda tarlada 24 saat çalışır. Kentte de çalışır ama bunun için belli bir eğitimi alması gerekiyor. O nedenle kız çocuklarının okuması lazım diyoruz. Meydanlarda sokaklarda bir araya gelirler, sıkıntılarını anlatırlar, bir şekilde toplumun duyarlılığını harekete geçirmeye çalışırlar. Bunu yaparken de kadınlar saldırmazlar, ellerinde silah yoktur.Onların yüreklerinde vatan, bayrak, insan sevgisi vardır. Siz bu sevgiyi onların rahatlıkla kendi gösterilerini yapabilecekleri bir alanı açarak katkıda bulunabilirsiniz. İstanbul’da da kadınlar yürümek istediler, yasak getirdiler. Hangi gerekçeyle yasak getiriyorsunuz? Yasak geldiği zaman Türkiye’nin demokrasisi gelişmiş mi olacak? Tam aksine. O nedenle biz yasakçı zihniyetlere karşıyız. İnsanlar silahsız ve şiddetsiz olmak kaydıyla her türlü yürüyüşü yapabilirler.

1934 yılında kadınlara seçme-seçilme hakkı verildi. 1935’te Cenevre’de bir kadın gazeteci şunu yazar: Ne yalan söyleyeyim, Türk kadınını çok kıskanıyorum. Eşitlik var. İsviçre’de bunun için çok çalıştık tam dört kez mücadelemiz baltalandı.

Kadınlar dünyada seçme seçilme hakkına çok daha sonraları kavuştu. Buradan Mustafa Kemal Atatürk’e bir kez daha şükran borçluyuz. Ne kadar büyük olduğunu görüyoruz. Fransa’da tam on yıl sonra İtalya, Arjantin ve Meksika’da 1946 yılında veriliyor. Çin’de 1945’de, İsviçre’de 1971 yılında bu haklara sahip oluyorlar. Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Kılıçdaroğlu Vefa Salman’ın Görevden Alınması Hakkında Konuştu

Yalova Belediye Başkanımız Vefa Salman. İki kez engellediler, başaramadılar. Halkın oyuyla yenemedikleri için, idari kararlarla Salman’ı nasıl uzaklaştırabiliriz de kendimizden birini atarız dediler. Vefa Salman bir yolsuzluk yapmış ise kimse merak etmesin onunla ilgili ilk işlemi yapacak parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Yolsuzluğu şikayet edip, görevden alınan bir belediye başkanı olarak Vefa Salman tarihe geçecektir. Belediyede çalışan memur yolsuzluğu tespit ediyor, başkana söylüyor. Anında soruşturma açıyor. Bakanlık ne yapıyor? Belediye başkanını görevden alıyor, AKP’li birini başkan atıyor. Bu, Yalova halkına saygısızlıktır.

Hangi partiden olursa olsun halkın oyuyla seçilen belediye başkanlarının başımızın üstünde yer vardır. Yalova halkının seçtiği belediye başkanını değil İçişleri Bakanı’nın belirlediği başkanı getirdiler. Milletin iradesinin gereğinin yapılması lazım.

“Biz Mecliste Kavga İstemiyoruz”

Erdoğan’ın bu kürsüde söylemeye terbiyemin müsaade etmediği cümleleri kullanmasına karşılık, aynı cümleyi grup başkan vekilimiz kendine iade edince ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Biz Meclis’te kavga istemiyoruz.
Parlamento’nun çatısı altında yapılan tüm konuşmalarda “mutlak sorumsuzluk” vardır. Bu her konuşanın canının istediği gibi konuşması anlamına gelmez. Sayın Erdoğan’ın bana yönelik olarak kullandığı kelimeleri asla kabul etmiyorum. Cevap da vermiyorum.

“Suriye Bataklığına Sokanlar Bizi Yalnız Bıraktı”

Suriye konusunda “Bizim Orta Doğu bataklığında ne işimiz var” dedik. Aklı olan herkes bizim bu sorumuzu anlar. Sırtımızı sıvazlayıp bizi Suriye bataklığına sokanlar sonra bizi yalnız bıraktı.

Reklam

Suriye sınırındaki mayınlar temizlenip 49 yıllığına bir ülkeye verilmek istendi. Biz mahkemeye götürdük. Şimdi soruyorum: Suriye sınırına yabancı bir devlet gelip yerleşseydi bugün Türkiye’nin durumu ne olurdu?

“Sana Maşa Görevi Verdiler, Farkında Bile Olmadın”

Neden Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlığı görevini aldınız? Maşa görevini kim verdi size? Tarih bilgisinden yoksun olanlar balıklama atladı. ÖSO ile sizin ne işiniz var? Neden bu işe soyunuyorsunuz? ÖSO’yu ABD ile birlikte kurduk diyorlar. Evet sana maşa görevi verdiler farkında bile olmadın. ÖSO’nun hamisi oldun, maaş verdin, eğittin!

12 Şubat’ta dedi ki: Şubat sonuna kadar, rejimi İdlib’deki kontrol noktalarımızın sınırları dışına çıkarmakta kararlıyız. Bunun için de havadan ve karadan destekleyeceğiz.

“Ortada Bir Ateşkes Yok”

Hep diyorduk ki Suriye’nin kaderini Suriyeliler belirler. Anlaşmayı imzaladılar, anlaşmada ihtilafların Suriye’nin önceliğinde çözüleceği taahhüt altına aldılar. Dediğimize geldiler.

Ortada bir ateşkes yok. Erdoğan öyle diyor ama ortada böyle bir şey yok. Türkiye, bu anlaşma ile Suriye rejimini resmen tanıyor. Sözleşmede Suriye Arap Cumhuriyeti olarak geçiyor.

“Medya Halkın Gözü Kulağıdır”

Medya üzerinde olağanüstü bir baskı var. Sadece onları öven, devletten beslenen bir medya grubu var. Havuz medyasının büyüklüğü karşısında namuslu gazeteciler kendi haber kanallarını oluşturdular. OdaTV de bunlardan biridir.

Medya halkın gözü, kulağı, sesidir. Anayasa’da “Basın hürdür sansür edilemez” der. Çünkü siyasi iktidar basın üzerinde baskı kurmasın diyedir bu. Medya üzerindeki baskıları biliyorduk. 20 Temmuz’dan sonra Türkiye bir sivil darbe süreci içindedir.

Kendilerini öven, sadece kendileri için çalışan özel bir medya grubu oluşturdular. Havuz medyası. Görevleri; siyasi iktidar ne yaparsa yapsın övmek! Devletten, kamu kurumlarından destek alıyorlar.

Gazeteciler Sivil Darbe Döneminde Bedel Ödüyor

Murat Ağırel ve Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan siz hiçbir gücün önünde diz çökmeyen gazetecilersiniz, gazeteciliğin hakkını verdiğiniz için size bedel ödetiyorlar, Sivil darbe döneminde bedel ödüyorsunuz, bu bedel Türkiye’nin aydınlığa çıkma bedelidir.

“Talimat Aldığınızı Biliyorum”

Buradan savcı arkadaşlara sesleniyorum. Talimat aldığınızı biliyorum. Ama en ufak bir vicdan kırıntısı kaldıysa yüreğinizde iddianameleri bir an önce hazırlayıp gönderin.

Anayasa Mahkemesi üyeleri olarak en tepedesiniz, içinize saray nifak tohumları sokmaya başladı. Yönetim kurulu üyeliği havucu için böylesi şerefli bir görevi lekelemeyin.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi