Reklam

Korona virüse Türk sağlık sistemi hazır mı?: Bilmiyoruz, yeteri kadar bilgilendirme yapılmıyor!

0

(Devrim Sancı – Kilit Haber)

Çin’de başlayıp tüm dünyaya yayılan yeni tip korona virüs (KOVİD-19) Türkiye’de etkisini arttırmaya başladı. Önce 1, sonra 2, daha sonra 5 vaka derken, umreden dönen vatandaşların 5’inde korona virüs belirtileri olduğu gerekçesiyle Ankara’da bulunan Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde tedavi altına alındığı duyuruldu. Son olarak dün akşam saatlerinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, vaka sayısının 18’e yükseldiğini açıkladı. Umreden gelen binlerce vatandaş ise Ankara ve Konya’da öğrenci yurtlarında karantinada tutuluyorlar.

Hızla yayılan virüsün Türkiye’de etkilerini ve Türk sağlık sisteminin korona virüsle mücadelede ne kadar hazırlıklı olduğunu, öte yandan virüsle ilgili çıkan “sıcakta etkisini yitirecek” iddiasının ayrıntılarını, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Samet Mengüç ile konuştuk. Mengüç, hem korona virüs verileriyle ilgili hem de hastane altyapılarının ne kadar hazırlıklı olduğu konusunda, yeteri kadar bilgilendirme yapılmadığını söyledi.


“Toplumdaki kaygı ve endişe giderilmedi!”

Sağlık Bakanlığının bir acil durum olduğunu kabullenerek, bir takım girişimlerde bulunduğunu, bu tür hastalıklara nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda çok hızlı bir şekilde algoritma oluşturduğunu belirten Dr. Samet Mengüç, “Hekimlere başta olmak üzere, sağlık çalışanlarına yönlendirmelerde bulunuldu, bakanlık yine çok olumlu bir adım atarak bir Bilim Kurulu oluşturdu fakat toplumu bilgilendirme, toplumu sükunete davet etme anlamında çok yeterli bir çalışma yürütmediğini görüyoruz. Niyet olarak bunu yapmaya çalışsa da, sonuç itibariyle toplumda var olan kaygı ve endişe durumunu giderecek kadar etkili bir çalışma yürütmedi.” dedi.

Veriler sağlıklı bir şekilde paylaşılmıyor: Asıl şüphe uyandıran bu!

Dr. Mengüç, korona virüsle ilgili olarak oluşturulan Bilim Kurulu’nun nasıl hareket edilmesi gerektiği ya da nasıl bilgilendirilmesi gerektiği yönünde birçok önerilerin yapıldığını ancak Bilim Kurulu’nun şuanda bu süreci ve krizi yönetecek konumda olmadığına değindi. Mengüç, “Şunu çok iyi biliyoruz ki, sahada Türkiye’deki gelişmelerin verilerini çok sağlıklı bir şekilde bu kurullara da ulaşmadığını düşünüyorum. Toplamda kaç tane şüpheli vakamız var, kaç kişiye test yapılmış, nerede yapılmış, bu testlerin olumlu veya olumsuz sonuçları nelerdir? Bu verilerin sağlık otoritelerinde, örneğin sağlık müdürlükleri aracılığıyla, tabip odaları aracılığıyla, Türk Tabipler Birliği aracılığıyla bu verilerin kamuoyuyla değerlendirilip paylaşılması gerekiyor ancak bu verilerin hiçbir paylaşımı yok, bu da tabii ki şüphe yaratıyor. Gerçekten bu testler çok hızlı bir şekilde yapılıyor mu? Sonuçlarında şüpheli veya pozitif çıkan sayısı belli mi?” diye konuştu.

Reklam

“Türkiye bu riski atlatmış değil”

Türkiye’deki verilere bakıldığında panik yaratacak bir salgın olmadığını ancak durumun hep böyle gideceği anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Dr. Mengüç, “Bu tür salgınların yaygınlaşması, klinik tabloların ağırlaşması, genellikle çok kısa bir sürede ve birden yükseliyor. Türkiye bu riski atlatmış değil. Bu dönemde özellikle önümüzdeki bir iki hafta içerisinde çok daha organize olmak ve bu organizasyonun tüm kamuoyuyla paylaşılması lazım. Herkesin bulunduğu yerlerde üzerine düşeni yapmasıyla bu tür salgınlar atlatılabilir. Hem sağlık çalışanları hem sağlık kurumları hem de toplum olarak bunların yapılmadığını görüyoruz.” dedi.

Korona virüs testlerinin yapılabilmesi için altyapılar oluştu mu?

Korona virüs tanı testleri hakkında konuşan Mengüç, “Başından beri hep söylüyorduk, bunun olabildiğince Türkiye’nin hemen hemen her yerinde çok hızlı bir şekilde yapılabilir olması gerekiyor. Bu konuda yeterince laboratuvar altyapısı oluştu mu, bundan ziyade bu testleri yapacak yeterli vasfa ve bilgiye sahip sağlık personeli istihdam edilmiş mi, bunları bilmiyoruz. Bunların şu anda hazır olması lazım. Bakanlık 25 tane referans hastane ilanı yaptı ama bu hastanelerde, bu dediğim altyapının hepsi oluşturulmuş mu, onu da bilmiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Yoğun bakımlara çok ciddi ihtiyaç duyulacak”

Korona virüs testlerinin yapılabildiği laboratuvarların çok hızlı bir şekilde hazırlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Mengüç, “Bundan da öte, olası bir salgının doruk noktasına ulaşması, örneğin İtalya gibi bir şeyle karşılaşmamız durumunda hazırlıklı mıyız, bunları bilmiyoruz. Özellikle yoğun bakımlara çok ciddi ihtiyacımızın olacağı bir süreç. Yoğun bakım üniteleri hazırlıklı hale getirilmiş mi, toplam kaç tane hazırdır, bu hastanelerde solunum desteğini sağlayacak altyapılı odalar organize edilmiş mi veya hemen devreye sokabilecek miyiz, bütün bunlarda maalesef kamuoyunun yeterli bir bilgilendirmesi yok.” dedi.

KOVİD-19’da kendini sıcak iklime adapte edebilir

Korona virüsün sıcak havada ve tropik iklimde etkisini yitirdiği yönünde iddialar hakkında konuşan Dr. Mengüç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar spekülatif değerlendirmeler oluyor. Evet, gribal ve viral enfeksiyonların büyük bir kısmının havaların ısınmasıyla birlikte bir azalma seyri gösterdiğini biliyoruz ama bu virüsün de mutlaka etkinliğinin azalacağı anlamına gelmiyor. Virüsler çok hızlı bir şekilde mutasyon gösterebiliyor. Yani bu şu demektir; yeni koşullara kendisini çok rahatlıkla adapte edebilecek yapıya sahiptir virüsler. Bu da mikro organizma bazında çalışmalarla ancak ortaya konabilir, KOVİD-19 için de kesin böyle olacak diyemeyiz.”

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi