Ölüm sanatı; Edebiyatla kaplı mezar taşları

0

Andre Gide;” Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır” derken, Cahit Sıtkı Tarancı dizesinde; “Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,
Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!” diye yer vermiş ölüme.

Ölüm bazı insanlar için bir sonraki yaşamın telaşı, bazıları içinse sonsuza dek yok olmanın korkusudur. İnsanlar yıllarca ölümü somutlaştırmak için ölüme şiirler yazmış ölenin ardından ağıtlar yakmıştır. Böylece ölüm yıllar boyu insanların dilinde yıllar boyu varlığını sürdürmüş sözlü veya yazılı bir edebi varlık olarak insanların arasında gezmiş durmuştur.

Eski Türkler sevdikleri değer verdikleri eşyalarla gömülmüş,kimisi kabrine atı ile girmeyi tercih etmiştir. Bazı uygarlıklar için ölüm belki de bu yüzden başka bir hayatın kapılarının kendilerine açılmasıdır. Mezarlar ikinci bir ev, mezar taşları bu dünyaya bırakılan son sözdür.

Hiç bu dünyadan gittikten sonra mezar taşımı görecek olan insanlara sürekli şu sözleri hatırlatmak isterdim dediğiniz oldu mu ? Bir çok şair ve yazar son sözlerini mezar taşlarına bırakıp gitmeyi tercih etmiştir.

Diğer haberler

İşte bazen var olmanın, bazen de yok olmanın haykırılması niteliğinde ünlü şair ve yazarların mezar taşlarına bıraktıkları o sözler; 

Virginia Woolf

 

1941 yılında bir 18 Mart günü kocası Leonard Woolf’a bıraktığı intihar mektubu ile yaşama veda eden ünlü yazar Virginia Woolf’un mezar taşında “Dalgalar” adlı kitabından alıntılanan şu söz yazar;

“Kendimi sana doğru savuracağım, yenilmeksizin ve boyun eğmeden, ey ölüm!”

Dorothy Parker

7 Haziran 1967’de hayatını kaybeden Amerikalı yazar ve eleştirmen olan Dorothy Parker’ın bedeni öldükten sonra yakılmıştır o yüzen mezar taşında şu söz yazar;

“Toz yüzünden özür dilerim.”

Oskar Wilde

1900 yılında otel odasında duvara “birimiz gitmeli” yazarak intihar eden ünlü yazar Oskar Wilde’nin mezar taşında “Reading Hapishanesi’nin Baladı” şiirinden şu kısım yazar;

“Öldü işte ama her şey bitmedi

Kırık ölü çömleğini merhametin

Başkasının gözyaşı dolduracak;

Akıp gidecek yaşamın ırmağı

Tüm lanetli, sıradışı insanlar

Onun ebedî yasını tutacak.”

Sakallı Celal

6 Haziran 1962’de ölen yazılı eser yerine eser kadar değerli insanlar bırakmış Sakallı Celal. Mezar taşında Hocası olan Teyfik Fikret’in dizesi yazar o dizelerdeki bin dikenin sakallı celal için önemi büyüktür. Atatürk’ün yolundan giderek, Türkiye’nin aydınlık geleceğe ulaşması için bu yoldaki bin dikene katlandığını söyler.

“Bağbân bir gül için bin hâre hizmetkâr olur”(Bahçıvan bir gül için bir dikene katlanır.)

Diğer haberler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi