Reenkarnasyon Nedir?

0

Reenkarnasyon, öldükten sonra ruhumuzun yeni bir bedenle tekrar canlanması durumudur. Bir çok din bunu tartışma konusu haline getirmiş bir kısmı ise buna inanmıştır.

Şamanlarda kişin 3 ruhlu olduğu düşünülür biri mezarında kalır, biri ruhlar diyarına iner diğeri ise göğe çıkar. Kişinin ruhlar diyarına giden canı o alemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar ve kayıkla öbür tarafa geçirilir. Kişi öldüğünde gölgeler alemine geçen ruhu orada da dünyadaki yaşamını devam ettirir.

Günümüzde hala şaman soyundan geldiğini iddia eden ve bunu enerji ile yoğurup insanlara yardım eden insanlar var. Kendilerini şifacı diye adlandıran bu insanlara ulaşmak gerçekten zor hem oldukça pahalı hem de biraz korkutucu. Söylentilere göre gerçekten bir çok şeyi bildikleri ve kişinin hayatı hakkında doğru yorumlar yaptıkları iddia ediliyor.

Hristiyanlar da bu konu sürekli tartışma halindedir. Büyük bir kısmı reenkarnasyona inanırken bir kısmı ise hiç inanmıyor. İlk Hristiyanlar da reenkarnasyona inanmaktaydı fakat kutsal metinlerdeki bozulmalar sonucunda bu inanış yıkıldı.

İslam dinin de büyük bir tartışma söz konusudur. Bazı ayetlerde, türkülerde, tasavvufta bunun örneklerini görmüş olsak da buna hiçbir zaman tam anlamıyla inanmamışızdır. Örnek olarak ise;

Ete kemiğe büründüm, Yunus olarak göründüm her dem yeni doğarız, bizden kim usanası. (Yunus Emre)

“Nihâyet onlardan birine ölüm gelip çattığında der ki, Rabbim beni geri gönder! Ta ki boşa geçirdiğim dünya hayatımda artık iyi ameller işleyeyim. Hayır! O, söylediği boş bir lâftan ibarettir. Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

Reenkarnasyon adına önemli çalışmalar yapmış kan Ian Stevenson 3 bin kadar çocuğun üzerinde varlığını ispatlamaya çalıştı. Stevenson, araştırmalarını geçmiş yaşamlarından izler taşıdığı öne sürülen 2-5 yaş arasındaki çocuklar üzerinde yürüttü. Psikiyatristlere göre çocuklar bu anılarını 8 yaşına geldiğinde tamamen unutmaya başlıyor.

En büyük belirtileri ise dejavu, doğal kabiliyetler, rüyalar ve kabuslar, doğum lekeleri olarak gösteriliyor. Bununla ilgili çok fazla örnek bulunmakta fakat ben en ilginç olanlarını sizinle paylaşmak istiyorum.

Hollywood’un Favorisi

En ünlü reenkarnasyon hikayesi 1952 yılında ABD’nin Colorado eyaletinde yaşayan bir kadından geldi. Daha önce hiç ABD dışına hiç çıkmamış olan 29 yaşındaki Virginia Tighe isimli ev hanımı kadın, Morey Bernstein isimli amatör bir hipnoz uzmanı tarafından hipnotize edildi. Kadın hipnoz sırasında koyu bir İrlanda aksanıyla konuşmaya başladı ve 19’uncu yüzyılda yaşayan İrlandalı Bridey Murphy isimli bir kadın olduğunu söyledi.

1864 yılında İrlanda’nın Cork kentinde doğmuştu, Sean isimli bir adamla evlenmişti ve merdivenlerden düşerek geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Tighe’nin Cork ile ilgili anlattığı ayrıntılar daha sonra birçok gazeteci tarafından doğrulandı ancak İrlanda’da Bridey Murphy isimli bir kadının yaşadığına dair hiçbir kanıt bulunamadı.

Virginia ismiyle yeniden hayata geldiğini öne süren kadının hikayesi ülke çapında o kadar ünlendi ki olay önce kitap haline getirildi daha sonra da filmi çekildi. Avustralyalı oyunucu Nicole Kidman’ın başrolünde oynadığı 2004 yılında gösterime giren Doğum (Birth) isimli film de kocası 10 yıl önce ölen dul bir kadının eşinin Sean isimli 10 yaşındaki bir çocuğun bedeninde yeniden hayata geldiğine inanmasını anlatıyor.

Başının üzerinde yara izi

Cemil Fahrici 1935’te Antakya’da dünyaya geldi. Doğumundan bir önceki gece babası uzak bir akrabaları olan Cemil Hayık’ın kendi oğlu olarak yeniden dünyaya geldiğini gördü. Hayık, çetesi Fransız güçleri tarafından sarıldıktan sonra silahını çenesine dayayarak intihar eden bir yerel kahramandı.

Bebek Cemil de çenesinin altında 2 santim boyutlarında bir yara izine sahipti ve 2 yaşına geldiğinde Hayık’ın yaşamı hakkındakı detayları çevresiyle paylaşmaya başladı. Daha sonraki yıllarda Stevenson yaptığı araştırmalar sonunda Cemil’in başının üstünde de bir yara izin olduğunu fark etti. Yara izleri ve çeşitli fobi ve ağrılar reenkarnasyon berlitileri olarak görülüyor.

Bazı uzmanlara göre boynundan sıkıntı çeken kişiler geçmiş hayatında asılarak öldürülmüş olabilir ya da yüksekten korkan bir kişi bir kalenin duvarından aşağıya atılarak cinayete kurban gitmiş olabilir. Yani nedeni açıklanamayan bu korku ve fobilerin önceki yaşamlardan gelmiş olabileceği öne sürülüyor.

Silahını dahi hatırlıyor

Hatay’da yaşayan Oto Galerici Tayfur Çiçek de, 3 yaşındayken farklı isimler söylediğini ve ailesinin bu durumu fark ettiğini söylüyor. Çiçek: 3 yaşındayken konuşmaya başladım. Bazı isimler söylemeye başlayınca ailem merak ediyor.

Zaman geçtikçe anlıyorlar çünkü söylediğim isimler bizden 2 köy uzaklıkta yaşayan bir aileye aitti. Bir süre sonra tanıştık. Onlar inanmadı benim onların 39 yaşında ölen oğulları olduğuma. Ancak evlerinde sakladığım tabancamı bulunca anladılar. Tek tek isimleri söyledim kardeşlerimin orada. Artık inanıyorlar.

Önceki yaşamımda ismim Hanifi Türkmen’di ve çiftçilik yapıyordum. Babamla beraber evimizin yakınındaki bahçede çalışırken düştüm ve bel kemiğim kırıldı. 3 yıl boyunca yatağa bağlı yaşadım ve daha sonra öldüm. Ancak yaşım ilerledikçe bu durum beni iyice bunalttı. Çünkü çift kişilikliydim.

Bir yandan eski ailem ve bir yandan da yeni ailem vardı. Keşke böyle bir şey yaşamasaydım. 15 yaşına kadar eski ailemle görüşmeye devam ettim ancak daha sonra görüşmeyi bıraktım ve ticaret yapmaya başladım. Yani kendimi işe verdim.

Diğer haberler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi