Reklam

Tekrara düşmek

0

Bir arkadaşım, bir yazımdan dolayı tekrara düştüğümü söyledi.

Doğrudur. Bazı yazılarımda tekrara düşüyorum. Edebiyat yapmıyor, tarih anlatmıyor, uzaydan bahsetmiyorsam eğer, şu günlerde tekrara düşmemek olanaksız.

Günlerdir “Darbe iması” konuşuluyor örneğin siyasette. Önce Cumhurbaşkanı, sonra onun yardımcıları, danışmanları, sözcüleri, milletvekilleri tek tek çıkıp ama ayrı ayrı olmak koşuluyla aynı şeyleri söylediler.

Milli Eğitim Bakanı örneğin. Kaç gündür 1 Haziran’da okullar açılacak mı bir türlü cevabını veremiyor, tekrar tekrar ama uzun uzun konuşup, ucu açık ifadelerle açıklamalar yapıyor.

Diğer haberler

Kibir ve inkar

Korona virüsle mücadele kapsamında dağıtılan maskeler örneğin. Acemice alınan bir karardan dolayı sırf bir maske için günlerdir aynı şeyler koca koca kelli felli adamlar tarafından tekrar ediliyor.

Aşı bulundu, bulunacak, az kaldı, şu tarihte çıkacak, aşıyı biz bulacağız, yok onlar bulacak gibi sözlerle profesörler, doçentler, nice akademisyenler konuşup konuşup duruyor.

İnsanlar, bakanlıkların yaptığı maddi desteği alamadığı, kredi başvurularına olumsuz yanıt geldiği, kiralarını ödeyemediği, psikolojilerinin bozulduğundan bahsediyor, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk iki günde bir çıkıp, milyonlarca insana milyarlarca lira para dağıttıklarını, her aileye el uzattıklarını söylüyorlar.

Reklam

Tekrara düşüyorum, evet.

Ne zamandır farklı bir haber almıyorum. Günler, tahminlerim doğrultusunda ilerliyor. İç karartıcı ve sığ saatler geçiyor, günler geçiyor, haftalar geçiyor. Bir yarıştır aldı başını gidiyor. Bu yarışlardır belki de beni tekrara düşüren.

Jean-Paul Sartre, “Aydın olarak görevim düşünmektir. Hiçbir engel tanımadan, tehlike karşısında bile kendime sınır koymadan, koydurtmadan düşünmek.” diyor. Sahi bizim aydınlığımız tartışılır ancak ne kadar düşünüyoruz, düşünebiliyor muyuz ki?

Tekrara düşmekten dem vurayım. Bir yazar, birkaç yazısında tekrara düşse bu onun yazarlığına ne ölçüde zarar verir? En fazla okunmaz. Peki ya bir ülke hepten tekrara düşerse ne olur? Bir ülkenin aydınları düşünmekten vazgeçtiyse ya da başkalarının izin verdiği, düşünmelerini istediği şeyler hakkında düşünüyorlarsa sadece. İşte böyle bir tabloda koca bir ülke tekrara düşmüş demektir.

Gün içinde kurduğumuz cümleleri düşünelim. Dinlediklerimizi, dönüp baktıklarımızı, bakmaktan sıkıldıklarımızı… Televizyonda, İnternet’te, ailemizde, işimizde, siyasette, ticarette, eğitimde…

Hep tekrar, hep tekrar.

Arkadaşım, yeter ki ben düşeyim tekrara, memleket yoluna baksın.

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi