Reklam

Türkkan: “Kendi köylüsünü, çiftçisini doyuramayan bir ülke milletini hiç doyuramaz.”

0

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Hükumet köylüyü toprağa küstürmüş, kaderine terk etmiştir. Kendi köylüsünü, çiftçisini doyuramayan bir ülke milletini hiç doyuramaz. Ekmek yoksa makarna yesinler pişkinliğiyle geçiştirilecek bir durum değil bu. Kendi kendini doyurabilen bir ülke olmanın değerini göstermiştir. Ama iktidar gözü kulağı dünyaya kapalı, nasıl olsa ithal ederim kafasındadır.” diye konuştu.


Mecliste düzenlediği basın toplantısında konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfi Türkkan, “Bir darbe tartışmasıdır gidiyor. Evet, doğrudur darbe var. Dolar darbesi var. Vatandaşa, üreticiye, sanayiciye, ticarete, üretmeyen tüketen, tükettiğini ithal eden Türkiye’nin tamamına bu hafta dolardan büyük bir darbe indi.” dedi.

Türkkan, “Dolar şu an 7 lira 20 kuruş. Dolar neden 7 lira sınırını aştı? ABD faizleri yükseltti, dolar yükseldi. Faizleri düşürdü, dolar yine yükseldi. FED faizleri sıfıra getirdi, yükselmeye yine devam etti. Salgında ABD ekonomisi sallanırken dolar yine yükseldi. ABD trilyonlarca dolar bastı, bizde dolar yükselişini sürdürdü. Petrol fiyatı düştü, dolar yükseldi. Demek konu dış güçler, üst akıl, Batı’nın bizi kıskanması değilmiş.” diye konuştu.

Tarım politikalarına ve çiftçilerin sorunlarına değinen İYİ Partili Türkkan şöyle devam etti:

Reklam

“Dışarıdan aldığımız buğdayın tonuna 245 dolar öderken, hükumet düne kadar Türk çiftçisine 192 doları reva görüyordu. Salgın döneminde her bir karış toprağı vatandaşımız eksin diyenler ithal edemeyecekleri gerçeğini gördükleri için buğdayda ton başına fiyatı 230 dolara çıkardılar. Ancak hala Türk çiftçisi hükumetin gözünde yabancı çiftçiler kadar değer görmüyor. Görmediği gibi sulama, tohum, mazot, gübre fiyatları gibi artan masrafların altında ezilmeye devam ediyor.

Tarımsal üretimde açıklanan destek miktarları, destek olmaktan çok sadakadır. Hiçbir şekilde tarımsal üretime özendirecek cezbedici yanı yoktur. Hükumet köylüyü toprağa küstürmüş, kaderine terk etmiştir. Kendi köylüsünü, çiftçisini doyuramayan bir ülke milletini hiç doyuramaz.

Tarımdaki tek sorun bu da değil. Üretimi değil ithalatı teşvik eden tarım politikaları yüzünden kendi vatandaşımızı doyuramama tehlikesiyle karşı karşıyayız.

İthalatı giderek arttırdığımız Rusya salgın sebebiyle buğday ve diğer hububatların ihracatı yasakladı. Bu ne demek biliyor musunuz? 3 ay ithal edemezsek açlığa ve kıtlığa mahkumuz demek. Ekmek yoksa makarna yesinler pişkinliğiyle geçiştirilecek bir durum değil bu. Üstelik 80 milyon insanı doyuracak döviz kaynaklarımız da yok.

Korona virüs bırakın bilmem kaç dönüm tarlayı, bir karış toprağın bile değerini göstermiş, ekilmesini zorunlu kılmıştır. Salgın, Türk çiftçisini hak ettiği noktaya taşımak için de bir dönüm noktasıdır. Kendi kendini doyurabilen bir ülke olmanın değerini göstermiştir. Ama iktidar gözü kulağı dünyaya kapalı, nasıl olsa ithal ederim kafasındadır.”

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi