Reklam

Van Gölü’nde çevre kirliliği had safhada

0

Van Gölü’nde yaşanan çevre kirliliğine restoran ve diğer yerleşimlerin kirliliği de eklendi. Cumhurbaşkanlığı için yapılacak Ahlat köşküyle birlikte geniş bir bölgenin sivillere kapatılacağı öğrenilirken, Van Çevre Derneği (ÇEVDER) Başkanı Ali Kalçık, Van Gölü’nün en çok belediyeler tarafından kirletildiğini, belediyelerin Van Gölü’nü adeta katlettiğini söyledi.


Independent Türkçe’den Oktay Candemir’in haberine göre son yılların en büyük çevre kirliliklerinden biri Van Gölü ve kıyısı. Göl kıyısındaki yerleşimler, işletmeler ve belediyelerin atıklarıyla kirlilik oranının üst seviyelere çıktığı gözlenen Van gölü çevresinde 1 milyondan fazla insan yaşıyor.

“Van Gölü vahşice kirletilmekte”

ÇEVDER Başkanı Kalçık, “Van Gölü’ne günde 56 bin 400 ton metreküp atık döküldüğünü ve Van Gölü sahillerini en fazla kanun koyucuların ihlal ettiğini söyledi. Kalçık, “Örneğin hangi belediyenin Van Gölü’ne ne kadar atık akıttığını şöyle sıralayayım; Van merkezde günde yaklaşık 30 bin 240 metreküp, Erciş Belediyesi 4 bin 320 metreküp, Gevaş Belediyesi bin 728 metreküp, Edremit Belediyesi 2 bin 160 metreküp, Çelebibağı Belediyesi 3 bin 24 metreküp, Tatvan Belediyesi 10 bin 800 metreküp, Ahlat Belediyesi 864 metreküp, Adilcevaz Belediyesi 2 bin 500 metreküp Van Gölü’ne kanalizasyon atığı akıtılmaktadır. Bu nedenle Van Gölü vahşice kirletilmektedir. Yani bu belediyelerin Van Gölü’ne günde 56 bin 400 metreküp kanalizasyon atığı akıtmaktadır. Böylesi vahşi tanımı olmayan bir durum ile karşı karşıyayız. Bu denizin kirlilikten kurtulması için azot ve fosfor artıracak şekilde arıtmaların yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

Reklam

Arıtma tesisi yok

Van Gölü çevresinde yaşayan yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin atıklarının dolaylı yollarla göle döküldüğünü söyleyen Kalçık arıtma tesisi olmadığını dile getirdi. Kalçık, “1 il ve 8 ilçe merkezinde tam olarak çalışan bir atık arıtan tesis bulunmamaktadır. Yani Van Belediyesi de olmak üzere sağlıklı bir arıtma tesisinin olmadığı sadece dinlendirme havuzları vardır. Geri kalan bütün atıkların hepsi hiçbir ayrıştırma olmadan Van Gölü’ne akıtılmaktadır. Her ekolojik ortamın bir taşıma kapasitesi olduğu gibi Van Gölü’nün de bir kapasitesi vardır. Bu kapasiteye kadar gelecek olan kirlilik yükü gölün doğan ekosistemi içerisinde gelen fazlalık kirlilik olarak kalacak ve göl her gün biraz daha kirlenecek. Van Gölü derinliği, yüksek rakımı ve içerisindeki maddelerden dolayı biraz daha avantajlı durumdadır. Ama bu şekilde kirletilmeye devam edilirse yakın bir zamanda Van Gölü bir balçık çukuruna dönüşecek.” dedi.

Devletin kurumları işgal ediyor

Van Gölü’nün 430 km’lik bir sınırı olduğunu belirten Kalçık, “Gevaş’ın İn köyünden Erciş’in karatavuk bölgesine kadar olan sahiller tamamen devlet kurumları tarafından işgal edilmiş durumda. Ankara’da Kıyı Koruma Müdürlüğü var ama görevini yapmıyor. Mahkemenin durdurma kararına rağmen yapımı bitme noktasına gelen kaçak saray ile yasa koyucunun kendisi bizzat yasayı ihlal etmiş olacak. Kıyı Kanunu biran önce hayata geçmeli ve bu hak ihlalleri ortadan kalkmalıdır. Kıyı Kanunu’nda dalgaların vurduğu yerden 100 metre ötesi tüm canlılara açık olmalıdır. Bu kanunu en çok kanun koyucular ihlal etmiştir. Yani kıyı şeridini en çok resmi kurumlar işgal etmiştir. Birçok kurum hem kıyı şeridini işgal etmiş hem de gelen vatandaşlardan ücret almaktadır. Kıyı şeridini işgal eden bu kurumların tüm kanalizasyon atıkları Van Gölü’ne akıtılıyor. 3 bin 621 kıyı şeridi komple kapatılmıştır. Vatandaşların hiçbir şekilde Van Gölü’nden yararlanma hakkı kalmamıştır.” dedi.

 

Reklam

Diğer haberler

Reklam

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sunduğumuz hizmeti geliştirmek amacıyla çerezlerden faydalanıyoruz. Daha fazla bilgi için kullanım sözleşmesi ve gizlilik politikasını okuyabilirsiniz. Tamam Daha Fazla Bilgi